10.yil

Çıktık Açık Alınla 10 Yılda Bu Güzel Uğraştan!…

Derneğimiz Turkish Society of Canada’nın  kurucularından olan ve bıkmadan usanmadan canla başla derneğimiz için çalışmaya devam eden beş üyemize 10 yılımızla ilgili aşağıdaki soruları sorduk. Yazımızın başlığını kurucu üyemiz Sn. Melek Ökten’den aldık. Ayrıca, derneğin ilk günlerinden bir fotoğrafı da aşağıda paylaşıyoruz.

Görüşlerini bizlerle paylaşan gönüllülerimize gönülden teşekkürler ederiz.

Sn. Melek Ökten, TSC’nin 10 yılını özetler misiniz? Gözlemlerinizi bizlerle paylaşır mısınız?

Geçtiğimiz Aralık ayında TSC nın 10ncu yılı için hazırladığı videoyu izlerken çok duygulandım ve bir kez daha gurur duydum sizlerle!…. Ve tabii kuruluşundan beri, birçok anlamlı etkinliğe imza atan bu derneğin bir üyesi ve yürekten destekçisi olarak kendimle de!…

2006 da Carassauaga festivali ile keyifle başlayan yol arkadaşlığımız, oy birliği ile aldığımız yeni bir dernek kurma hazırlıkları ile devam etti! Her ne kadar bu çalışmalar Mississauga’da yapılıyor olsada amacımız, yeni kuracağımız derneğimizin tüm Kanada’yı kapsaması olduğu için derneğimizin adının Turkish Society of Canada (TSC) olmasına karar verdik. Daha sonra derneğimizin açtığı Logo tasarım yarışmamıza Kanada ve Türkiye’den toplam 23 eserle katılan 11 tasarımcı arasından, jüri üyeleri yarışmayı ilk üç sırayı alan katılımcıları belirlediler:

1. Ahmet Akın Varicier – Türkiye

2. Serdar Yılgören – Kanada

3. Fethi Yetiş – Türkiye

Bendeniz bu yarışmanın sonuçlanmasından hemen sonra Türkiye’ye gittiğim için, logo yarışmamızı 1nci ve 3ncü olarak kazanan tasarımcılarla tanışıp kısa bir mülakatla ödüllerini büyük bir zevkle kendilerine takdim etme şerefine nail olmuş ve müthiş gurur duymuştum böyle bir görevi üstlenmekten!…

Her Nisan ayında büyük bir gururla kutladığımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı, her geçen yıl artan bir coşku ile büyüyerek gerçek bir çocuk şölenine dönüşmesi, Toronto Belediye Başkanının onayı ile April 23 International Children Day olarak ilan edilmesi de derneğimizin çabalarıyla gerçekleşmiş onur duyduğumuz olaylardan biridir.

Derneğimizin her yıl düzenlediği Kanada Day pikniğimizde 1 Temmuz’ları çoluk çocuk bir arada neşe içinde kutlayarak geçirmek  de ayrı bir keyif ve hiç kaçırmak istemediğimiz bir etkinlik haline geldi.

Hele 10 Kasım’larda derneğimizin düzenlediği Mustafa Kemal Atatürk’ü anma etkinliklerinde, can gönüllülerle tek bir yürek olarak Büyük Önderimizi, layıkiyle anıp Çanakkaleyi, Dumlupınarı, kurtuluş savaşımızı, tüm şehitlerimizi ve Atamızı unutmadığımızı ve asla unutmayacağımızı, Mustafa Kemallerin ölmeyeceğini tüm dünyaya haykırdığımız anlar, hayatımdaki en güzel anılardan biri olarak kalacak daima.

Büyük bir gayret ve özveri ile canla başla çalışarak, bugüne kadar bunlar gibi daha birçok güzel etkinliğe imza atan, başta değerli yönetim kurulu üyeleri olmak üzere tüm CAN GÖNÜLLÜLERİ bütün kalbimle kutluyorum. GURURUMUZSUNUZ👏👏👏👏👏

Harika bir ekip ruhu ve ahengi içinde ve her seferinde profesyonelce sergilediğiniz başarılarınızın devamını diler, sonsuz teşekkürlerimi iletirim.

10ncu kutlu olsun TSC!   Ufkunuz ve yolunuz açık olsun! Nice başarılı yıllara!….

Sevgi ve saygılarımla….

Sn. Efnan Abacıoğlu, derneğin bir kurucusu olarak TSC’nin bugün geldiği nokta hakkında ne söylemek istersiniz?

Çok küçük bir grup ile başladığımız derneğimizin bugün 500’ü aşkın üyesi ile birlikte Kanada’daki Türk toplumu için önemli aktivitelere önderlik etmesinden gurur duyuyorum. Özveri ile toplum için elele çalışmanın en güzel örneği kanımca. Birçok Kanada sivil örgütü tarafından tanınmış bir derneğin üyesi olmak gurur veriyor.

Sn. Abidin Akkök, TSC’nin kuruluşunda ilk yer alan üyelerden birisiniz. TSC’nin kuruluşunda düşündüğünüz amaçlara ulaşabildiğinizi düşünüyor musunuz?

TSC’nin temelleri 2006 yılında Türkiye’nin o güne kadar ilk kez temsil edildiği Carassauga festivali sırasında atıldı ve o zamanki Türk Pavyonu organizasyon komitesi üyeleri aynı zamanda TSC’nin de kurucuları oldular. Derneğin kuruluşundaki ana amaç uyum içinde çalışacak bir grup ile hem sosyalleşmek hem de Caraşsauga’da olduğu gibi çeşitli etkinliklerde Türk toplumunun görünürlülüğünü arttırarak Türk kültür ve sanatını Kanada toplumuna tanıtmaktı. Bu geçen 10 yıl süresince TSC ve gönüllüleri birçok ilke imza attı; bunların arasında derneğin kuruluşundan hemen sonra gerçekleşen 2007 yılındaki New York Türk Yürüyüşüne katılıp Turkish Society of Canada flamasını taşımamızı, ve TSC’nin girişimiyle 29 Ekim 2008’de Cumhuriyet’in 85. yılı kutlamaları çerçevesinde, tarihte ilk kez Türk bayrağının Toronto Belediye Meclisi’ne çekilmesini de sayabiliriz. Ayrıca geçen süre içinde dernek sürekli kaliteli etkinliklere imza atmaya devam ederken 23 Nisan ve 10 Kasım gibi bazı etkinlikleri de gelenekselleştirdi ve yıldan yıla sürekli çıtayı yükselterek amatörlerle profesyonel performans ortaya koyup, bir sonraki etkinliği hep merakla beklenen Kanada’nın en etkin Türk derneği konumuna geldi. Bugünkü tablo ile TSC kuruluşunda düşünülen amaçlarına ulaşmış ve Kanada’da Türkler denince ilk akla gelen derneklerden biri olmuştur; derneğin önümüzdeki yıllarda da geçmişte olduğu gibi yetkin organizasyon komiteleri ve fedakar gönüllüleri ile daha da büyük başarılara imza atarak Türk toplumunun görünürlüğünü arttırmaya devam edeceğini düşünüyorum.

Sn. Hasan Dinçer, TSC’yi kurarken üyeler kuruluş amaçlarından birini Kanada’da Türk toplumunun görünürlüğünü sağlamak olarak belirlemişsiniz, sizce dernek bu amaca yönelik başarılı aktivitelere imza atabildi mi, bir kaçını burada örnek verebilir misiniz?

Turkish Society of Canada kurulduğu günden bu yana  her fırsatta Türklerin Kanada toplumundaki görünürlüğünü arttırmaya yönelik çok güzel etkinliklere öncülük etmiş ya da etkin rol oynamıştır. Bunlara en güzel örnek olarak her yıl yinelenen 23 Nisan haftası etkinliklerini gösterebiliriz. Ben bu çok başarılı etkinlililerin yanısıra derneğimizin ilk kuruluş yıllarında organize ettiği ‘Turkish Cuisine’ etkinliği ile New York’da katıldığımız “19 Mayıs Türk Yürüsü”nü burada bahsetmeden geçemiyeceğim. Aklımda kalan bir diğer hoş anı da 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Türkiye’nin yarı finale çıkması sonrası onlarca Türk Bayraklı araba konvoyunun Mississauga ve çevresinde yaptığı turdur.

Derneğimizin önümüzdeki yıllarda da başarılı etkinliklere imza atmasını diliyorum.

Sn. Erdem Denizkuşu, TSC’nin en kuvvetli olduğu özelliklerden bir kaçını sayabilir misiniz?

On yıl önce Turkish Society of Canada kurulduğunda, kuruluşunda yer alan diğer hedeflerinin yanında Kanada Türk toplumunda fark yaratma amacı da taşıyordu. Gerçekten de kuruluşundan bu yana da en başarılı olduğu alanlardan birisi işte yarattığı fark oldu.

Aslında birbirine bağlı ama ayrı ayrı da değerlendirilebilecek 3 özellik bu farkı yarattı. Birinci özellik “Saygınlık”. Küçük olsun, büyük olsun bütün organizasyonların aslında en önemli varlığı iletişimde olduğu kişi ve kurumlarda yarattığı  saygınlıktır. Saygınlık, toplumsal olaylarda aldığı tavır, iletişimde özen, etkinliklerdeki profesyonel yaklaşım ve en önemlisi hesap verebilirlik olarak da karışımıza çıkar. Faaliyet döneminde bilanço veremeyen, iyi planlanmamış etkinliklerle toplumun karşısına çıkan ve en basit mesajlara bile özen göstermeyen kuruluşlar dikkate alındığında, Turkish Society of Canada’nın ne kadar saygın bir marka haline geldiği çok daha açık bir biçimde ortaya çıkıyor.

İkinci özellik, organizasyon başarısı. Küçük, büyük tüm etkinlikleri iyi planlayan, detayları iyi düşünen, ama her şeyden önce erişebildiği insan kaynaklarını çok etkili ve verimli kullanan bir dernek oldu bugüne kadar. On yıl önce tüm derneklerin ortak şikayeti, gönüllü bulamamaktı. Bu konuda maalesef birçok dernek yöneticisi de suçu organizasyon becerisi  – yada beceriksizliği – yerine Türk toplumunun sözde  “ organizasyon eksikliğine bağlıyordu.  Turkish Society of Canada, yüzlerce cangönüllüyü çeşitli etkinliklerde organize etmeyi başardığı gibi, tüm gönüllülerinin büyük keyifle, coşkuyla ve mutlulukla hem Türk toplumuna hem de içinde yaşadığımız Kanada toplumuna katkıda bulunmasını sağladı. Geçtiğimiz 10 yılda, dernekler artık gönüllü bulamamaktan yakınmıyorlar, çünkü sorunun organizasyon becerisi olduğunu anladılar. Umarım hepsi, birgün Turkish Society of Canada’nın organizasyon becerisine ulaşırlar, sonuçta kazanan toplumumuz olur.

Bütün bunların yanında, Turkish Society of Canada Kanada’da ilkleri gerçekleştiren, yada daha önce başlamış etkinlikleri çok daha görkemli olaylar haline getiren dernek oldu. Öncülük yaptığı etkinlikler, Queens Park’da Cumhuriyet Bayramı’nda bayrak çekilmesi, 23 Nisan etkinliklerinin Nathan Phillips Square’de çok daha kalabalık topluluklara taşınması, Sick Kids Hastanesi’nde gelenekselleşen 23 Nisan etkinlikleri, Special Olympics, Barış Koşusu ve tabii ki artık sesi Türkiye’den duyulan geleneksel 10 Kasım Anma Törenleri. Eminim Turkish Society of Canada önümüzdeki yıllarda da birçok yeni etkinliğe imza atacak, ve gelenekselleşen etkinlikerini de yepyeni başarılara taşıyacak.

Turkish Society of Canada’ya kuruluşundan bu yana emek veren tüm üyelere, yöneticilerine, gönüllülerine ve desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen toplum üyelerimize teşekkür ediyorum. Nice 10 yıllara, hep birlikte ulaşmak dileğiyle.