Eski Çocuk Oyunları
Günümüzde gelişen teknoloji ve hayat şartlarıyla birlikte çocukluğumuzda oynadığımız oyunların yavaş yavaş unutulmaya yüz tuttuğunu gözlemliyorum. Türkiye’de çocuklar artık neredeyse ilkokuldan itibaren bir sınav maratonuna sokulmakta, Kanada’da ise aileler çocukları sosyalleşsin ve /veya spor yapsın diye sürekli bir yerlere taşıyarak, basketbol, voleybol, buz hokeyi,dans v.s etkinliklerle meşgul tutmakta. Ev ortamlarında biraraya gelen çocuklar bahçeye çıkıp oyun oynamak yerine evde televizyon veya bilgisayar oyunları ile oyalanmakta. Gençler ise ellerindeki yeni nesil telefonları adeta bir oyuncak gibi kullanmakta, facebook, msn,snapshot , derken sanal bir dünya içinde vakit geçirmekte ve 400+ sanal arkadaşı olmayı bir övünç meselesi saymaktalar. Geçenlerde burada gittiğim kurslardan birinde tanıdığım bir genç hanım arkadaş, annesinin kendisini yemeğe , üst kattan alt kata telefonla mesaj atarak çağırdığından bahsediyordu.
Artık orta yaşlarımda olduğum için “bizim zamanımızda” klişesini kullanarak eskiden evlerimizin, okullarımızın bahçelerinde veya doğrudan sokak aralarında oynadığımız birkaç oyunu belki çocuklarınızla, torunlarınızla, ya da kardeşleriniz, yeğenlerinizle paylaşırsınız, onlara da oynatırsınız diye burada hatırlatmak istedim:
YAKAN TOP:
Açık havada, ev ve okul bahçelerinde, pikniklerde oynanabilen bir oyundur.En az 4 kişi ile oynanmakla birlikte 8 veya daha fazla sayıda kişi ile oynanması ideal olur. İlkokul ve sonrasında her yaşta genç ve kendisini genç hisseden kişi tarafından oynanabilir. Ancak oynayan grupta güç dengelerinin gözetilmesinde fayda vardır.
Grup iki farklı takıma ayrılır. 1. Takımın oyuncuları çizgi ile belirlenen sınırları aşmamak üzere iki ayrı uçta sıralanır. Diğer takım ekip olarak ortaya geçer. 1. Takımın oyuncuları topu ortadaki kişileri vurmak üzere atarlar. Vurulan elenir. Topu yakalayan oyunda kalır ve bir can kazanır. Bir canı olan kişi bir sonraki seferlerde bir kez vurulduğunda oyunda kalabilir veya vurularak oyundan cıkan bir kişiyi tekrar oyuna aldırtabilir. Ortadaki takımın bütün oyuncaları eleninceye kadar atış devam eder. Daha sonra diğer takım ortaya geçer. Ortadaki takımın sona kalan tek oyuncusu 12 atışta vurulmazsa ortadaki takım galip gelir ve bir kez daha ortada kalma hakkı kazanır.
Hem spor, hem ekip ruhu, hem eğlence…
İP ATLAMA
Orta kalınlıkta 3-4 metre uzunluğunda ip gereklidir. En az 3 kişi ile oynanır. İki oyuncu ipi her biri birer ucundan olmak üzere tutarlar ve belirli bir tarafa doğru çevirirler. Diğer oyuncular sıraya girerler ve sıra ile çevrilen ipin içine geçerek ipe takılmadan zıplayarak sayarlar. Önce bir kere, sonra iki, üç,dört kere olmak üzere atlarlar, sonra tersten çevrilen ipin içinde zıplama , daha sonra ikişer ikişer çevrilen ipin içine geçerek zıplama gibi çok çeşitli şekillerde oynanabilir. Atlarken ipe takılan oyuncu yanmış sayılır ve atlama sırasından çıkarak ipin ucundan tutar.İpi daha önce çevirmekte olan kişi oyuna katılır.
Spor, sıraya uyum sağlama, beyin ve vücut koordinasyonu, takım ruhu ve eğlence…
KÖŞE KAPMACA
Oyuncular dörtgen, beşgen gibi bir alan içinde her biri bir köşe belirleyerek orada durur. Bir kişi ebe olur ve ebe olan kişi ortada durur.
Diğer oyuncular göz işaretleriyle birbirleriyle anlaşıp birbirlerinin köşelerine doğru aynı anda koşarak yer değiştirirlerken ebe de boşalan köşelerden birini kapmaya çalışır.Ortada kalan(köşesi kapılan) oyuncu ebe olur ve oyun bu şekilde devam eder.
Şimdilik bu kadar…. Bir dahaki yazımda değişik uluslara ait çocuk oyunlardan örnekler vermek istiyorum.
Sağlıkla , neşeyle kalın…
Meral Atabay
Meral Atabay, Türkiye’de finans sektöründe uzun yıllar proje yönetimi, sistem geliştirme ve organizasyon konularında yöneticilik görevlerinde bulunmuştur. Takip eden yıllarda sekiz yıl süreyle aynı konularda yönetim ve eğitim danışmanlığı yaptıktan sonra Toronto’ ya yerleşmiştir. 2 çocuk annesidir. Gençlerin zihinsel ve duygusal gelişimlerini olumlu bir şekilde tamamlayabilmeleri için çocukluktan itibaren mümkün olduğunca çok sosyalleşerek, grup, takım oyunları oynamaları gerektiği düşüncesini savunmaktadır.
Kaynaklar: